Arada göz gezdirmekte fayda var diye düşünüyorum; eski
sınıf arkadaşlarının, tanıdıklarının ya da sürekli arayıp konuşmadığın
akrabalarının ne yaptığına bakmakta…
Biz kpss denen çöplükte hakkımızı aramaya çalışırken,
sürekli “atanınca” diye başlayan cümleler kurup yapacaklarımızı sıralarken dışarıda
akan bir hayat var. O hayata birebir tanık olamasam da sosyal medyadan birçok
şeyin nasıl gerçekleştiğini eğer abartmıyorlarsa kıskanarak bakıyorum.
Arkadaşlar listesini açıp kendisinden beklemediğim
hareketleri ya da takdir ettiğim şeyleri yapanlara bakmaya başlıyorum.
ü Ortaokul arkadaşım. Mühendislik fakültesi mezunu şimdi
de yüksek lisans yapıyor. Yüksek lisans yapmasını kıskanıyorum ama daha da
kıskandığım bir şey var. Üniversiteyi okurken tiyatroya katılmış, üniversite
bitmesine rağmen devam ediyor. Oyunculuk, yönetmenlik, senaryo yazarlığı hepsi
var. Müjdat Gezen Sanat Okulu’na da kabul edilmişti en son devam ediyor mu bilmiyorum
ama yönettiği, yazdığı, oynadığı tiyatro eseri Ankara’da gösterime girecek.
Tiyatroda oynamak küçüklükten beri istediğim bir şey ama gerek üniversitede
gerek bu boş durduğum bu süreçte hiçbir faaliyette bulunmadım, kıskandım
vallaha…
ü Üniversiteden yurttaki oda arkadaşım. Benden bir sene
sonra gelmişti fakat benim gibi hazırlık okumadı. Tekstil mühendisliğinde
okudu. Okurken Erasmus’a başvurup İngiltere’ye gitti. Fransa, İspanya, Almanya
her yeri gezdi. Şimdi çalışıyor, arada Amerika’ya iş gezilerine gidiyor. 2 ayda
bir Amerika’dan yer bildirimde bulunuyor. Bende gidip görmek isterdim lan
farklı ülkeleri…
ü Üniversitede sınıfımızın ineği dediğimiz derece yapan
bir bayan arkadaş. İlk sene İzmir’e atandı daha da İzmir’de. Yüksek lisans
yaptı. Yetmedi fotoğrafçılık kursuna gitti arada çektiği fotoğraflardan
ekliyor. Yüksek lisansı bende istiyorum ama “atanınca” başlamalıyım demiştim.
İngilizce iyi olmadığı için kursa falan gider sonra başlarım dedim
başlayamadım. Haa unutmadan “atanınca” profesyonel fotoğraf makinesi alıp bende
kursa gitmeyi düşünüyorum. Dijitallerle her istediğin olmuyor…
ü Kuzenim. Gerek dayımla yani babasıyla, gerekse
annesiyle samimi olmadığımız için sözde kuzeniz işte. İstanbul’da üniversite
okuyor. Öyle ahım şahım bir bölüm değil ama bu yaz 3 aylığına gitti ABD’yi
gezdi. Şimdi tiyatro eğitimi alıyormuş, ünlü bir tiyatrocudan. Parayla mı
gidiyor lan yoksa… (bunu örneklem olarak koymadım eleştirmek için koydum. Yoksa twitterda salakça #artikadiniferihakoydumizlemiyorum yazıp aynı zamanda diziyi birkaç haftadır izlediğini eleştirilerinden anlayabiliyorum.)
ü Ortaokuldan bir arkadaş daha. İstanbul’a yerleşmiş,
orada hem iş hem okul devam ediyordu. Şimdi Almanya’ya gitti, oraya yerleşecek
galiba. Püfff.
ü Memleketten bir büyüğüm. O zamanları hatırlamam ama
amcamın arkadaşı olduğu için öğrendim. Müzik kariyerine devam etmek için
ailesiyle tartışıp Ankara’ya yerleşti. İyi ki de gitmiş şimdi başarılı bir şef.
İstediğini yapanlara saygı duyarım.
ü Çocukluk arkadaşım. İzmir’de beraber okuduk farklı
kulvarda. Avukat şimdi. Ailesi memlekette evini hazırlasa da, ısrar etseler de
buraya yerleş diye İzmir’e yerleşeceğim dedi. Dediğini yaptı, bürosunu açtı,
evlendi, evini aldı, arabasını aldı. İyi yaptı, İzmir’e gidince kalacak bir
yerimiz var =)
ü Yine çocukluk arkadaşım. Öğretmen. O da Trabzon’a
yerleşti, evlendi, arabasını aldı. Öğrencilerinin sınavlardaki başarısı onu
aranılan öğretmen yaptı. Aferin sana da.
ü Liseden arkadaşım. Babası bize göre zengindi. Annesi
dersaneden oğlunu jeep’le alırdı hep, biz de arkalarından arabanın özellikleri
hakkında konuşurduk. İlk sene üniversiteye yerleşemedi, ikinci sene İstanbul’da
özel bir üniversitede bilgisayar mühendisliği kazandı. Üniversite bitince
ABD’de yine parayı bastı yüksek lisans yapmaya gitti. Gidiş o gidiş oraya
yerleşecek gibi gibi.
ü Çocukluk arkadaşlarıma devam. O da öğretmen. Atandı
Van’a gitti. Depremi yaşadı. Hayatına düşkün sürekli geziyor. Hafta sonu mesela
atlayıp Mardin’e, Urfa’ya gezmeye gidiyor. Memur olduğundan ağlamayı ihmal
etmiyor. Gez dostum sende.
ü İlkokul arkadaşım. Doktor oldu yetmedi şimdi kariyer
yapıyor. Prof olursa şaşırmam.
ü Üniversiteden aynı sınıfta olduğumuz bir arkadaşımız
vardı. 2 sene Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği’ni okudu. Sonra
öss’ye tekrar girip başka bir üniversiteye gitti. Şimdi Amerika’da yüksek
lisans yapıyor. Hem de parasız. Parayı verip düdüğü çalanlardan değil,
hayallerinin peşinden koşarak. Saygıyla eğiliyorum. Yaşamına orada devam
ediyor.
ü En son ABİM. Assolistler en son çıkarmış ya en çok
takdir ettiğim, sevdiğim, değer verdiğim abimi en son yazayım dedim.
Yaptıklarını asla ödeyemeyeceğim insan. Benim gibi bir kardeşi olmasına rağmen
yardımlarını, desteğini esirgemiyor. Beraber kazanıp gittik İzmir’e. O
bilgisayar mühendisliğini okudu. Hayalleri uğruna ilk sene girdiği üniversite
sınavında tercihte bulunmadı, ikincisine yılmadan çalıştı. Eğer onunla aynı oda
da çalışmasak ben okumazdım çalışmazdım üniversite sınavına. O itti biraz,
biraz da iş iddiaya bindi. Şimdi İstanbul’da. Hayallerinde Avrupa var umarım
olur. İyi ki varsın be abim. Bu sınava biraz da onun için çalışacağım. Diğer
girdiğim KPSS sınavlarına mayıs ayında çalışmaya başladığımı duyunca kızsa da
desteğini esirgemedi. İyi ki varsın bee abi. Eğer onun yerinde ben olsaydım ve
benim gibi kardeşim olsaydı şimdiye çoktan ziktir demiştim ama sen demiyorsun.
Yüzünü kara çıkarmayacağım.
Not: Dikkat ettim ben de birkaç senedir öğretmenlik yapmak için kpss çalışıyorum. Demek ki ben de hayallerimin peşinden gidiyorum. Aferim
DONKİŞOT sana =)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda küfür, saldırganlık, cinsel içerikli kelimeler kullanmayınız...