4+4+4 kesintili eğitim sistemi tartışılmaya devam
ediyor. İnterneti kapattırınca tv’deki haberleri daha çok takip etmeye
başladım. Yani internete yansımayan bazı canlı bağlantılara denk gelmeye
başladım. Yeni sistemi onaylayan ya da onaylayacak olan meclis alt komisyon
başkanı mevcut iktidarın bir üyesi canlı bağlantıda “tartışılmadan, birdenbire
ortaya çıkan” bir düzenleme olduğu görüşüne katılmadığını, bu sistemin 2010daki
Şura’dan sonra tartışılmaya başlandığını söyledi!!! İddia ediyorum kendisinin
de meclise gelene kadar haberi yoktu. Ayrıca ilginçtir bu tartışmayı neden
2010dan bu yana kimse duymadı, içinde yer almadı? Bir de yeni sistemin
gerekçesi olarak “1. sınıfa giden ile 8. sınıfa giden öğrencilerin aynı okulu,
tuvaleti, bahçeyi kullanması pedagojik açıdan sakıncalı” gibi bir cümle
belirtiliyor. Muhabir de gelecek sene başlayacak yeni sistem için okulların
bina yeterliliğini sordu. Cevap çok garibime gitti; “Okullar bina sayısı olarak
yeni sisteme uygun hale getirilmiş!”. Malum 2010dan bu yana tartışıyorlar ya.
Ben çevremde bu sisteme uygun hale gelecek hiçbir okul görmedim, düzenlemede
görmedim. Gören varsa altta yoruma yazsın lütfen. Bir de komisyon başkanı diyor
ki “’Başbakan telefonla aradı, bu sistem önümüzdeki eğitim-öğretim yılında
yürürlüğe girsin’ dedi” demek ki
başbakan deyince her şeye körü körüne bağlanabiliyoruz ve kesin doğrudur
söyledikleri! Ben diyorum milletvekilleri sayısı azaltılsın bütçeden tasarruf
olur. Zaten başbakan ne derse tamam diyen milletvekilleri var. Boşuna para
vermeyelim olsun bitsin. 30 tane de yeter artar bile.
Komisyon görüşmelerinde Chp’li bir milletvekili
aralıksız konuşarak eyleme imza atmış. Komisyon başkanı iktidar milletvekili
diğer üyelerin konuşma hakkının gasp edildiğini söylüyor, demokrasiden dem
vuruyor. Mecliste muhalefet partilerinin konuşma sürelerini kısıtlayan tüzük
değişikliğine ses çıkarmayacaksın böyle bir eylemde demokrasiden dem vuracaksın
ne güzel. Bu demokrasi çeşidi güzel vallaha. Alanda eylem yapmak için
toplanınca konuşturulmayacaksın, gözaltına alınacaksın sonra ileri demokrasiden
dem vuracaksın. İnananlar çok bu ülkede!
4+4+4 kesintili sistem tartışmalarında, sistemi
savunanlar seçmeli derslerle öğrenci istediği bölüme gidecek diye gülücükler
saçarak konuşuyorlar. Seçmeli derslerden sadece din dersleri garanti diğer
seçmeliler ne olacak belli değil! Seçmeli ders vermek için tüm dersler için
branş öğretmeni atamak zorundasın fakat gel gör ki branş öğretmenleri
atanmıyor. Derslere branş öğretmenleri girmeyince sen zaten o bölüme öğrencinin
ilgi duymasını bekleyemezsin! Kaldı ki ülkemizde derslerin adı seçmeli oluyor fakat
hiçte seçemiyorsunuz. Kontejyan dolmadığı için ya da öğretmen olmadığı için bu
dersi alamazsınız size mecburen diğer seçmeli dersimize yönlendiriyoruz.
ZORUNLU SEÇMELİ DERS. Anlatım bozukluğunun daniskası işte. Hem zorunlu hem
seçmeli güzelsin be ülkemin sistemi devam et.
Tartışmalarda “önder” adlı bir kuruluşun üyeleri
katılıyor genelde. Eğitim açısından ne gibi bir katkısı var öğrenemediğim bir
dernek. Geçmişe ait birkaç açıklamasını hatırlıyorum. “Karma eğitim sistemine
karşı” olduklarını belirten bir açıklama yapmışlardı. Bu açıklamadan sonra
üstüne konuşmamam da yarar var her şey ortada. Bu açıklamayla aynı kafadansanız
blogu okumayın çıkın gidin.
8 yıllık eğitim taşımalı eğitime neden olduğuna dair
tartışmalarda 4+4+4’ü haklı gösteren nedenler var. Sanki bu sistem gelince
taşımalı eğitim bitecek. Geçen gün Balıkesir’de 3 öğrenci öldü, 20 öğrenci
yaralandı. Taşımalı eğitimin bitmesine neden olan 8 yıllık eğitim değil ki.
Tarımın, hayvancılığın bitmesi sonucu köylerin boşalması şehirlere göç edilmesi
böylece öğrenci sayısının azlığı ve böylece Milli Eğitim’in bilmem kaç
öğrenciye ben okul açmam, giderleriyle uğraşmam, kurtarmıyor demesi. Keşke
tarımı, hayvancılığı bitirmeseydiniz de köylerden şehirlere göç azalsaydı. O
zaman sorun 8 yıllık kesintisiz eğitimde mi değil mi anlardık.
zAMAN gazetesinde yeni sistemle 100 bin öğretmen açığı
ortaya çıkacak haberine gelince. Eğitimcilerin, atanmayan öğretmenlerin,
ailelerin ses çıkarmalarını önlemek için yapılan haberden başka bir şey değil.
Zaten 150 bine yakın öğretmen açığı var. Yeni sistemle ilişkisi yok ki bu
olayın. Keşke başlık “işletmeci anlayıştan vazgeçersek 160 bin öğretmen daha
atanacak” şeklinde olsaydı. Okullar işletmeye döndü, ses çıkaran yok. Hüseyin
Çelik zamanıydı yanlış hatırlamıyorsam. Öğretmen ataması ile ilgili şöyle bir
şey diyordu; “İstersek öğretmen açığını kapatırız fakat o zaman diğer
öğretmenler ek derslere giremezler ve maaşları düşer!”. Bu söze de bir şey söylenmez
yani söylenir de söylenmez…
Yazarsal not: Okunmuyordur yazdıklarım ama yine de
yazıyorum. Okuyorsanız bir haber edin sevinelim =) İnterneti kapattığım için
artık aktif bir twittercı, blogcu, msnci, facebookcu, şucu bucu değilim.
Gözlerim sizi arıyor arada dm atın. Bende yazıyorum diyorsanız yazın onu da biz
yayınlarız. Okuyucu kitlemiz az ama öz.
3-5 kişi kalmış türkü diyenlere selam olsun
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda küfür, saldırganlık, cinsel içerikli kelimeler kullanmayınız...