6 Mart 2012

4+4+4



4+4+4 kesintili eğitim sistemi tartışılmaya devam ediyor. İnterneti kapattırınca tv’deki haberleri daha çok takip etmeye başladım. Yani internete yansımayan bazı canlı bağlantılara denk gelmeye başladım. Yeni sistemi onaylayan ya da onaylayacak olan meclis alt komisyon başkanı mevcut iktidarın bir üyesi canlı bağlantıda “tartışılmadan, birdenbire ortaya çıkan” bir düzenleme olduğu görüşüne katılmadığını, bu sistemin 2010daki Şura’dan sonra tartışılmaya başlandığını söyledi!!! İddia ediyorum kendisinin de meclise gelene kadar haberi yoktu. Ayrıca ilginçtir bu tartışmayı neden 2010dan bu yana kimse duymadı, içinde yer almadı? Bir de yeni sistemin gerekçesi olarak “1. sınıfa giden ile 8. sınıfa giden öğrencilerin aynı okulu, tuvaleti, bahçeyi kullanması pedagojik açıdan sakıncalı” gibi bir cümle belirtiliyor. Muhabir de gelecek sene başlayacak yeni sistem için okulların bina yeterliliğini sordu. Cevap çok garibime gitti; “Okullar bina sayısı olarak yeni sisteme uygun hale getirilmiş!”. Malum 2010dan bu yana tartışıyorlar ya. Ben çevremde bu sisteme uygun hale gelecek hiçbir okul görmedim, düzenlemede görmedim. Gören varsa altta yoruma yazsın lütfen. Bir de komisyon başkanı diyor ki “’Başbakan telefonla aradı, bu sistem önümüzdeki eğitim-öğretim yılında yürürlüğe girsin’  dedi” demek ki başbakan deyince her şeye körü körüne bağlanabiliyoruz ve kesin doğrudur söyledikleri! Ben diyorum milletvekilleri sayısı azaltılsın bütçeden tasarruf olur. Zaten başbakan ne derse tamam diyen milletvekilleri var. Boşuna para vermeyelim olsun bitsin. 30 tane de yeter artar bile.
Komisyon görüşmelerinde Chp’li bir milletvekili aralıksız konuşarak eyleme imza atmış. Komisyon başkanı iktidar milletvekili diğer üyelerin konuşma hakkının gasp edildiğini söylüyor, demokrasiden dem vuruyor. Mecliste muhalefet partilerinin konuşma sürelerini kısıtlayan tüzük değişikliğine ses çıkarmayacaksın böyle bir eylemde demokrasiden dem vuracaksın ne güzel. Bu demokrasi çeşidi güzel vallaha. Alanda eylem yapmak için toplanınca konuşturulmayacaksın, gözaltına alınacaksın sonra ileri demokrasiden dem vuracaksın. İnananlar çok bu ülkede!
4+4+4 kesintili sistem tartışmalarında, sistemi savunanlar seçmeli derslerle öğrenci istediği bölüme gidecek diye gülücükler saçarak konuşuyorlar. Seçmeli derslerden sadece din dersleri garanti diğer seçmeliler ne olacak belli değil! Seçmeli ders vermek için tüm dersler için branş öğretmeni atamak zorundasın fakat gel gör ki branş öğretmenleri atanmıyor. Derslere branş öğretmenleri girmeyince sen zaten o bölüme öğrencinin ilgi duymasını bekleyemezsin! Kaldı ki ülkemizde derslerin adı seçmeli oluyor fakat hiçte seçemiyorsunuz. Kontejyan dolmadığı için ya da öğretmen olmadığı için bu dersi alamazsınız size mecburen diğer seçmeli dersimize yönlendiriyoruz. ZORUNLU SEÇMELİ DERS. Anlatım bozukluğunun daniskası işte. Hem zorunlu hem seçmeli güzelsin be ülkemin sistemi devam et.
Tartışmalarda “önder” adlı bir kuruluşun üyeleri katılıyor genelde. Eğitim açısından ne gibi bir katkısı var öğrenemediğim bir dernek. Geçmişe ait birkaç açıklamasını hatırlıyorum. “Karma eğitim sistemine karşı” olduklarını belirten bir açıklama yapmışlardı. Bu açıklamadan sonra üstüne konuşmamam da yarar var her şey ortada. Bu açıklamayla aynı kafadansanız blogu okumayın çıkın gidin.
8 yıllık eğitim taşımalı eğitime neden olduğuna dair tartışmalarda 4+4+4’ü haklı gösteren nedenler var. Sanki bu sistem gelince taşımalı eğitim bitecek. Geçen gün Balıkesir’de 3 öğrenci öldü, 20 öğrenci yaralandı. Taşımalı eğitimin bitmesine neden olan 8 yıllık eğitim değil ki. Tarımın, hayvancılığın bitmesi sonucu köylerin boşalması şehirlere göç edilmesi böylece öğrenci sayısının azlığı ve böylece Milli Eğitim’in bilmem kaç öğrenciye ben okul açmam, giderleriyle uğraşmam, kurtarmıyor demesi. Keşke tarımı, hayvancılığı bitirmeseydiniz de köylerden şehirlere göç azalsaydı. O zaman sorun 8 yıllık kesintisiz eğitimde mi değil mi anlardık.
zAMAN gazetesinde yeni sistemle 100 bin öğretmen açığı ortaya çıkacak haberine gelince. Eğitimcilerin, atanmayan öğretmenlerin, ailelerin ses çıkarmalarını önlemek için yapılan haberden başka bir şey değil. Zaten 150 bine yakın öğretmen açığı var. Yeni sistemle ilişkisi yok ki bu olayın. Keşke başlık “işletmeci anlayıştan vazgeçersek 160 bin öğretmen daha atanacak” şeklinde olsaydı. Okullar işletmeye döndü, ses çıkaran yok. Hüseyin Çelik zamanıydı yanlış hatırlamıyorsam. Öğretmen ataması ile ilgili şöyle bir şey diyordu; “İstersek öğretmen açığını kapatırız fakat o zaman diğer öğretmenler ek derslere giremezler ve maaşları düşer!”. Bu söze de bir şey söylenmez yani söylenir de söylenmez…

Yazarsal not: Okunmuyordur yazdıklarım ama yine de yazıyorum. Okuyorsanız bir haber edin sevinelim =) İnterneti kapattığım için artık aktif bir twittercı, blogcu, msnci, facebookcu, şucu bucu değilim. Gözlerim sizi arıyor arada dm atın. Bende yazıyorum diyorsanız yazın onu da biz yayınlarız. Okuyucu kitlemiz az ama öz.
3-5 kişi kalmış türkü diyenlere selam olsun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda küfür, saldırganlık, cinsel içerikli kelimeler kullanmayınız...