9 Şubat 2012

Böyle hayatın!!!

Bu yazacaklarım kendime kimse üstüne alınmasın! 
Ama öğretmenlik mezunu iseniz düşünmenizde yarar var... Ucu size de dokunabilir. 


Atanmayan bir öğretmen olarak artık yeter bir işten başlayalım diye düşündüm. İnternetten işkur'a da kayıt oldum Kariyer.Net'e de. Sonuç birkaç iş görüşmesi oldu. İşkur üzerinden olmadı tabii ki nasıl bir site yaptılarsa ben bile çözemedim. Bilesi bilişim öğretmeni olduğumdan kaynaklanıyor. Mantığı kavrayamadım diyelim yeter!


Kariyer.Net üzerinden de sadece bir iş görüşmesi gerçekleşti. Oturduğum şehirde web tasarımı konusunda iş yapan bir şirkete görüşmeye gittim. Oturduk konuştuk! Sonuçta bizim öğrenim gördüğümüz meslek öğretmenlik. Bok var gibi tuttular bilgisayar konularından çok öğretmenlik dayadılar derslerde. Eee haliyle bazı şeylerin sadece temelini aldık. Yani bilgisayar konusunda programlama dillerinden visual basic, delphi 7, pascal web programlamadan html, css, javascript, php. Uzmanlık gösterecek şekilde değil de temel programlar temel yapılar yaptık. Ee seni işe alacak adam bana ne diyor bunlardan! Uzman mısınız bana onu söyle. Değilim çoğu da değildir. Uzmansanız zaten dakika durmayın başlayın bence.


İlk gittiğim görüşmede şunu biliyor musun bunu biliyor musun diye üstüme üstüme sorular geldi. Bildiklerim de var bilmediklerim de. Sonra ne kadar ücret istiyorsun. Memleketimde ailemin yanında olduğum için parasına bakmıyorum. Kendimi geliştirmek istiyorum. İstiyorsanız 400-500 tl verirsiniz yeter bana. Kabul görmedi!


İkinci görüşme İzmir'de oldu. Arkadaş tavsiyesi. Önü açıkmış. Ee işi öğrenmem için ilk önce işin içine girmem gerekiyormuş! İş de makine üretimi. 1 yıl falan işçi tulumunu giyip işi öğreneceksin dediler. Kaynaktır, elektrik devresidir, saç eğmedir şudur budur. Sonra sonrası işler yolunda giderse bir yerde temsilcilik. Ücret elim sıkışık fazla birşey veremem. İzmir'de ev tutacaksın evi düzeceksin fazla birşey veremem (!). Önünü göremiyorsun.


Üçüncü son görüşme İstanbul. Gitmeden önce 1200-1300 tl maaş veriliyormuş sözü geliyor önce. Görüşmekte fayda var. Görüşmeye gidiyorum şunu öğreneceksin bunu öğreneceksin, özel sözleşme yapacağız gelişme göstermezsen yollarımızı ayıracağız, herkesten önce işe gelip herkesten sonra çıkacaksın. Ücret konusunda da elbette asgari ücrette çalıştıracak değilim 1000 tl falan veririm. İş bilgisayar işi bir tarafta öğretmenlik yaram var keşke öğretmenlik olsaydı diye. Neyse diyorum eğer kabul ederlerse başlarım işe öğreniriz kendimizi geliştiririz. Sonra haber geliyor asgari ücret veriyoruz, öğle yemeği bizden, ulaşım bizden. 


Kabul etmiyorum çıkıyorum geliyorum memleketime. Çevremde yine bildik bakışlar. Yine iş beğenmedi, yine çıktı geldi, rahatlığa alıştı şu bu! 


Gittiğim yerlerdeki saptamalar hep aynı; 

  • Yarın bir gün atanırsan işe devam edecek misin etmeyecek misin? (Elbette etmeyeceğim niye edeyim?)
  • Okuldan mezun olalı 2-3 yıl geçmiş neden daha önceden bir işe başlamadın? (Siz atanabilir miyim sorusuna hiç düştünüz mü? Ya da geçen sene 0,2 puanla atamayı kaçırdınız mı?)
  • Neden öğretmenliği seçmiştin? (2003de bilişim öğretmenlerinin önü açıktı. Neden seçmeyeyim? Bize rehberlik yapan da yoktu şurayı yaz diyen. Yoksa 343 puanla Erzurumda eczacılıkta geliyordu, çoğu üniversitede mühendislikte.)
  • En önemli sonuç; öğretmenliği bitirdiyseniz size bir bok yok, 2 yıllık meslek yüksek okulunu bitiren bilgisayar programcısı bana teklif edilen asgari ücretli yerde 1400den başlamıyorsa adam değilim!!!
Sonuç; aşağıdaki gibi olmayan bir salıncakta umutla sallanıyoruz atanmayan öğretmenler olarak

2 yorum:

  1. "En önemli sonuç; öğretmenliği bitirdiyseniz size bir bok yok, 2 yıllık meslek yüksek okulunu bitiren bilgisayar programcısı bana teklif edilen asgari ücretli yerde 1400den başlamıyorsa adam değilim!!!"

    sen öyle san! yol yakınken bi torpil neyim bul, bak o 0,2 yi görüyorlar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. torpil olsa geçen seneki 0.2 puanı gözüm görmezdi çünkü 3,5 sene önce atanmış olurdum :)

      Sil

Yorumlarınızda küfür, saldırganlık, cinsel içerikli kelimeler kullanmayınız...