Atanmamak, evde verimsiz şekilde
oturmak, iş bulamamak başlı başına dertken savaş çığlıkları var her tarafta. İçinde
bulunduğumuz boktan duruma ağlarken, tamamen boka batmanın dayanılmaz
tedirginliği var.
Ona da şükür buna da şükür derken
daha kötü durumlara girip halen şükretmeye devam edebiliyoruz. Biz etmesek de
çevremizde milyonlarca eden varken biz de şükretmiş sayılıyoruz. Kafamızı kaldırıp
kendimizin ne durumda olduğunu, ülkenin ne durumda olduğunu düşünmüyoruz,
araştırmıyoruz.
Elektriğe zam geliyor, doğalgaza
zam geliyor padişahtan çok padişahcılık oynayanlar çıkıyor. Yunanistan gibi mi
olalım? Yunanistan gibi olalım. Yunanistan’ı sanki hepimiz gittik gördük
Yunanistan’dan kötü mü olalım lafını söyleyebiliyoruz. Her yerde ekonomik kriz
var. Türkiye’de de var. Var ama ses çıkarmayı sevmeyen bir toplum olduğumuzdan,
şükretmeyi marifet bildiğimizden, çoşkulu konuşmalara sevinebildiğimizden kriz
yokmuş gibi görünüyoruz.
Bu ülkede binlerce üniversiteli işsiz
var ama padişahtan daha çok padişah olacağız ya herkes mi iş bulacak diye
diklenmeyi biliyoruz. Neden bu kadar üniversite açılıyor diye düşünmüyoruz. Madem
herkes iş bulmayacak neden bu kadar üniversite mantar gibi çoğalıyor.
Torpiller dönüyor dört yanımızda
daha yok öyle bir şey olmaz diyebiliyoruz.
İş başvurusu biten yerlerin
başvuru süreleri uzatılıp kendi adamlarına başvuru hakkı tanınabiliyor mesela. Ya
da şu filmin yönetmeni kim diye bir soru sorulup mülakatlardan elenebiliyorsunuz!
Elene elene ortada kalıyorsunuz. Psikolojiniz
allak bullak oluyor.
Dünya oluşumunda zaten
adaletsizlik varken ülkede adaletsizlik neden olmasın!
Erdal Erzincan’ın “Bende şu
dünyaya geldim geleli“ diye parçası var açın dinleyin. Küfredin tekrar hayata.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda küfür, saldırganlık, cinsel içerikli kelimeler kullanmayınız...