Ne zamandır yazmak
istiyordum ücretli kölelik pardon öğretmenlik olayını ama erteliyordum. Bugün twitter’da bir arkadaşımızın paylaştığı
linki gördükten sonra daha fazla ertelememek lazım dedim…
İdil’de ücretli 25
öğretmen ihtiyacının karşılanması için ücretli öğretmen alınacağı duyuruluyor([1]).
Lisans mezunu bulunamadığı için ön lisans mezunu “öğretmen” arıyorlar. Ön
lisans mezunu birinin öğretmenlik yapmasına karşıyım şahsen. Sadece ben değil
tüm öğretmenler karşı. Sadece öğretmenlerin değil aynı zamanda herkesin karşı
olması lazım. Hatta sadece ön lisans mezunlarının öğretmenlik yapmasına değil, “öğretmenlik”
eğitimi almayanların lisans mezunlarının öğretmenlik yapmasına, hatta
öğretmenlik mezunu olsa bile diğer branşların derslerine girmesine karşıyım. Hatta ücretli öğretmenliğe tümden karşıyım.
Sadece ön lisans mezunu alımına indirgemek bile saçma benim için.
İlk mezun olduğum sene
başvurduğum ücretli öğretmenlik için beni 4 okuldan aramışlardı. Sisteme karşı
olduğum için gitmedim okullara. “Ben gitmezsem başkası gider” düşüncesine de karşıyım. Sen ilk önce kendi
içinde karşı olabiliyor musun bu sisteme? Eğer karşıysan gitme tepkini koy bir şekilde.
Bana gelen telefonlarda müdürlere söyledim bunu da; “Açığınız varsa normal
atama yapılsın.” diye. Müdürlerin de yapacağı fazla bir şey yok ama yine de o
tepkiyi koymam gerekiyordu diye düşündüm.
Ücretli öğretmenlik
dezavantajları çok çok fazla. Alacağın ücret belli değil en başından. Yani bir
ay başka bir ay başka alıyorsun. Bu gelire güvenemezsin. Zaten iş güvencen yok.
Yarın müdür sana “güle güle” derse yapacak bir şeyin yok, gitmekten başka. Bir
ay çalışıyorsun sigortan 15 gün yatıyor. Kadrolu öğretmen il ücretli öğretmeni
bir teraziye koysak maaş, hak vs bakımından kadrolu öğretmenin bulunduğu terazi
kolu çok çok ağır basar. Hani küçükken “tahtaravalli” karşınıza sizden güçlü
kuvvetli biri oturunca yukarda tepelenip dururduk ya aynı onun gibi… Ücretli
öğretmensen tepelen dur!
Bilişim teknolojileri
öğretmeni olarak yine gittim başvurdum ücretli öğretmenlik için. Geçen ay
aradılar. Bilmem ne köyünde “sınıf öğretmeni” eksik gelir misin diye! Hangi akla
hizmet benden sınıf öğretmeni olmamı ister ki? Benim branşım neresi sınıf
öğretmenliği neresi? Ben öğretmenlik eğitimimi almama rağmen bu vebalin altına ücretli
öğretmenlik kavramını hoş görsem de giremezdim, girmedim de. “O öğrencilerin
dersleri boş geçeceğine ….” diye başlayan cümleler klişe laflar. Böyle bir
bahane olamaz. O öğrencileri o kadar çok düşünüyorsanız kadrolu öğretmen atayın!!!
Sadece atanmayan
öğretmenlerin tepki göstermesi gereken bir şey değil bu ücretli öğretmenlik
kavramı. Velilerin tepki göstermesi lazım ilk olarak. Sürekli olarak çocuklarının
öğretmeni değişiyor ve buna ses çıkarılmıyor. Benim memleketimde 1,2,3. sınıfların
birleştirilmiş sınıf mantığıyla eğitim gördüğü okulda, bu öğrencilerin
başındaki öğretmenin en az 4 defa değiştirildiğini biliyorum. Bu çocuklardan
başarı beklemek nasıl mantıklı olabilir ki!
Bakanlığın eğitime ayrılan
bütçeden dem vurarak “Gücümüz buna yetiyor” diyerek maddi konuları düşünmesi
fakat öğrencileri, verilen eğitimin kalitesini düşünmemesine söylenecek laf
yok. Laf çok ama tartışılmayacak bir konu olduğu için laf yok. Çünkü o kadar
çok laf söyleyip kalabalık etmeye gerek yok. Tek bir sözcüğe gerek var; “Eğitim
parayla öl-çü-le-mez!”…
Uzun lafın kısası
internete yansıyan ücretli öğretmenlik ilanları, haberleri, yazıları;
- İdil’deki ilan dışında daha çok örnek var.
- Ağustosta daha atamalar yapılmadan Van’da ücretli öğretmenlik başvuruları başlamıştı mesela.
- 21/01/2011 ilanlı Arnavutköy’de okul öncesi öğretmen ihtiyacını karşılamak için ücretli öğretmen alım ilanı.([2])
- Adana Seyhan’da 8 Ağustos 2011’da başlayan üstelik “Türkiye'nin Tamamen Elektronik Ortamda Başvuru Yapılan Tek Adresi” ibareli ücretli öğretmen alımı([3])
- “Ücretli öğretmenlik ne demek?” başlıklı personelmeb.net yazısı([4])
Yazı çok ama duyan yok!!!


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda küfür, saldırganlık, cinsel içerikli kelimeler kullanmayınız...