Dün öğretmenler günüydü.
Ben kutlamadım, kutlama mesajları
göndermedim. Atanmadığım için değil atansam da kutlamayacağım bir şeydi. Bana
göre böyle günler yani sevgili günü, anneler günü, babalar günü vb gibi günler
aslında bazı şeylerin üstünü örtüyor gibi. Yani sevgililer günü geldiği için
hediye alınıyor sadece ya da anne-baba aranmazken sadece anneler günü babalar
günü diye aranıyor. Sadece bir güne sığdırılıyor yani. Tüm sevgiyi sadece 14 şubata
sığdırıyorsunuz veya öğretmenlerin önemini sadece 24 kasımda anlıyorsunuz.
Belki de saçma sapan bir düşünce bilmiyorum. Belki bu sıfatlı günler bir şeyin
anması vesilesiyle olsa daha güzel daha anlamlı olurdu. Örneğin; eşine işkence
yaparak öldüren bir erkeğin mahkemece serbest bırakılması, bunun üzerine kadınların
eylem yaparak kazanım elde etmesi, mahkemenin o erkeği müebbet hapise mahkum
etmesi ve o günün “Kadınlar Günü” olması bence daha mantıklı. Her sene
kadınların o güçlerini ellerinde olduğunu hatırlamaları güzel ve anlamlı olur
böylece. Dedim ya belki de öylesine düşünüp yazıyorum. Pufff…
Öğretmenler günü bana en çok atanmadığım
gerçeğini anlatıyor. Anlatmasına gerek yok aslında her gün aklımda… Gazeteler bugün atanamayan öğretmenlere daha
da bir önem vermiş. Diyorum ya keşke sadece bugüne sığdırmasalar bu gerçeği. Keşke her gün bağırsalar ülke gerçeğini kalın
puntolarla. Gazete örnek veriyor biyoloji öğretmeni atanamayınca madenci oldu,
fen ve teknoloji öğretmeni atanamayınca bulduğu her işte çalışıyor. Bu
haberleri okurken yüzünüz kızarmıyor mu? Evet size soruyorum? Çünkü siz
sorumlusunuz.
Çevrenizde hiç mi yok öğretmenlikten
mezun olup atanmayan öğretmen. Branşı falan önemli değil. Var mı yok mu önce
buna cevap verin! Biliyorum çoğunuzun en az bir tanıdığı atanamamış öğretmen.
Benim çevremde var mesela. Çevrenizde bu örnekler varken ne yaptınız? İnsanca
soruyorum işte ne yaptınız? Bir şey
yapmadık diyorsanız ben bu cevaba bile razıyım. Neden mi? Çünkü eğer bir şey
yapmadıysanız başımızdakilere de oy vermemişsiniz demektir. Şu günlerde inanın bunu bile duymaya ihtiyacım
var. Tamam, sindirildik çıkıp bağırıp çağıramıyoruz ama hiç yoktan mezun olup
atanmayanların da halini görüp oy vermemiş olmanız bile güzel!
Ama hayır bakıyorum çevreme. 89 alıp
atanamayan matematik bölümünden mezun yeğeni, kızı, oğlu, kuzeni olanlar bile
gidip oy verebiliyor. Neden verdin oyunu
soruyorum?
Tanıdıkların;
- Yüzüne bakmasın diye mi?
- Her gün niye atanamadın demek için mi?
- ÖSS sınavı yetmezmiş gibi KPSS sınavına girip ömür çürütsün diye mi?
- Anne babalarının emeklerini, dişinden tırnağından arttırdıklarını dershanelere aktarsın diye mi?
- 500-600 tl maaş için ücretli öğretmen olarak çalışması için mi?
- Dershanelerde köle gibi çalışması için mi?
Öğretmen arkadaşlarım öss’yi kazanmak
için dershanelerde dirsek çürüttüler, emek verdiler. Üniversiteyi kazandıktan
sonra babalarına yük olmamak için ek işlerde çalışanlarda oldu. Çalışmayanlarında
babaları anneleri çocuklarına belli etmeden maaşlarından arttırdılar, sırf
çocukları okusunlar diye gözlerini kırpmadan para gönderdiler. Ya şimdi? Öğretmen
olmak için KPSS denen sınavla öğretmenlik yeterliliği ölçülür olmuş.
27 öğretmen, 27 can, 27 eğitilmiş güç
sırf ailelerinin yüzlerine bakamadıkları için hem de kendi suçları olmamalarına
rağmen İNTİHAR ETTİLER. Siz niye oy verdiniz biliyor musunuz? Yeğeniniz,
gelininiz, ülkenin gelecekleri intihar etsin diye. Canlarından olsun diye.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda küfür, saldırganlık, cinsel içerikli kelimeler kullanmayınız...